
ABD yönetimi, Çinli şirketlerin ağırlığını artırdığı robot pazarında yeni bir ithalat engelini devreye aldı. Federal İletişim Komisyonu, yabancı ülkelerde üretilen gelişmiş robotik cihazları 28 Temmuz’da yasaklı ekipman listesine ekledi.
Kararla birlikte daha önce ABD onayı almamış yeni insansı ve dört ayaklı robot modelleri, Federal İletişim Komisyonu tarafından yetkilendirilemeyecek. Gerekli onayı bulunmayan cihazların ABD’ye ithal edilmesi ve ülkede pazarlanması engellenecek.
Düzenlemenin hukuki metni yalnızca Çin’i değil, yabancı ülkelerde üretilen tüm gelişmiş robotik cihazları kapsıyor. Ancak küresel pazarda Çinli şirketlerin sahip olduğu ağırlık nedeniyle en sert ticari etkinin Çinli üreticilerde görülmesi bekleniyor.
Yeni modellere pazar kapandı

Federal İletişim Komisyonunun kararı, 28 Temmuz’da yayımlanmasıyla yürürlüğe girdi. Düzenleme, yasaklı ekipman listesine giren yeni robotların ABD’de ihtiyaç duyduğu federal cihaz onayını almasını engelliyor.
Daha önce yetkilendirilmiş ve ABD pazarında bulunan robot modelleri ise doğrudan yasak kapsamına alınmadı. Mevcut cihazların ithalatı, satışı veya kullanımı yeni kararla otomatik olarak durdurulmayacak.
Bu ayrım, düzenlemenin ilk aşamada piyasaya çıkacak yeni ürünlere karşı bir pazar duvarı oluşturacağı anlamına geliyor. Çinli üreticiler mevcut modellerini satmayı sürdürebilecek ancak yeni nesil cihazlarını ABD pazarına sokmak için özel güvenlik onayı almak zorunda kalacak.
Yabancı üreticiler, cihazlarının ABD açısından kabul edilemez bir güvenlik riski taşımadığını kanıtlayarak koşullu onay talep edebilecek. Robotlar için yapılacak değerlendirmeyi ABD’nin savunma makamları yürütecek.
Çinli üreticiler pazarın merkezinde

İnsansı robot pazarı henüz erken gelişim aşamasında bulunmasına rağmen üretim, satış ve yatırım hacmi hızla büyüyor. Counterpoint Research verilerine göre küresel insansı robot geliri 2025’te ilk kez 500 milyon dolar sınırını aştı.
Pazardaki ilk üç sırayı Çinli üreticiler aldı. Bu şirketler, 2025’te küresel insansı robot gelirinin yaklaşık yüzde 56’sını oluşturdu. Eğlence, veri üretimi, akıllı imalat, danışmanlık, depolama ve lojistik en büyük kullanım alanları arasında yer aldı.
Counterpoint Research, insansı robotlardan elde edilen küresel donanım gelirinin 2027’de 2,9 milyar dolara ulaşmasını bekliyor. Yazılım ve hizmet gelirlerinin de yaklaşık 1,5 milyar dolara çıkacağı tahmin ediliyor.
ABD’nin getirdiği yeni engel, bu nedenle yalnızca mevcut robot satışlarını değil, henüz paylaşılmamış milyarlarca dolarlık gelecek pazarını da ilgilendiriyor. Washington, üretim ölçeği büyümeden önce tedarik zincirinin kontrolünü sınırlamaya çalışıyor.
Unitree doğrudan baskı altında

Karardan en fazla etkilenmesi beklenen şirketlerin başında Unitree geliyor. Çin merkezli şirket, hem insansı robotlar hem de robot köpek olarak bilinen dört ayaklı modeller üretiyor.
Unitree, hareket kabiliyeti yüksek ve rakiplerine göre daha düşük fiyatlı modelleriyle araştırma merkezleri, üniversiteler, teknoloji şirketleri ve bireysel kullanıcılar arasında hızla büyüdü. Şirket, Çinli üreticilerin küresel robot pazarındaki yükselişinin en görünür temsilcilerinden biri hâline geldi.
ABD yönetimi daha önce Unitree’yi Çin ordusuyla bağlantılı olduğunu ileri sürdüğü şirketlerin yer aldığı listeye eklemişti. Bu adım doğrudan bir satış yasağı oluşturmamakla birlikte şirket üzerindeki düzenleyici baskının artırılabileceği yönünde bir işaret olarak değerlendirilmişti.
Yeni karar, bu baskıyı doğrudan ürün onaylarına taşıdı. Unitree’nin henüz piyasaya çıkarmadığı insansı ve dört ayaklı modeller, koşullu onay alamadıkları sürece ABD pazarına giremeyecek.
Robotlar fiziksel güvenlik riski sayıldı

ABD’nin kararında yalnızca ticari rekabet değil, robotların topladığı veriler ve uzaktan kontrol edilebilmesi de belirleyici oldu. Ağ bağlantısı bulunan gelişmiş robotlar; kameralar, mikrofonlar, konum sistemleri ve çevresel sensörlerle büyük miktarda veri toplayabiliyor.
Federal İletişim Komisyonu, yabancı üretim robotların tedarik zinciri ve siber güvenlik açıkları oluşturabileceğini savundu. Kurum, cihazların topladığı verilerin gözetleme amacıyla kullanılabileceği veya robotların uzaktan ele geçirilebileceği riskine işaret etti.
Robotlara yönelik güvenlik tartışması, telefon ve kamera gibi bağlantılı cihazlardan farklı bir boyut taşıyor. İnsansı ve dört ayaklı robotlar yalnızca veri toplamakla kalmıyor; çevrelerinde hareket edebiliyor, nesneleri taşıyabiliyor ve fiziksel süreçlere müdahale edebiliyor.
Washington’un değerlendirmesi, ilerleyen dönemde robotların fabrikalarda, depolarda, veri merkezlerinde ve kritik altyapıda daha fazla görev alacağı beklentisine dayanıyor. Kullanım alanı genişledikçe olası bir uzaktan erişim veya yazılım açığının ekonomik etkisinin de büyümesinden endişe ediliyor.
İnverterler de yasaklı listeye girdi

Robotlarla birlikte yabancı ülkelerde üretilen güç inverterleri de yasaklı ekipman listesine eklendi. İnverterler, güneş ve rüzgâr enerjisi sistemleriyle bataryaların elektrik şebekelerine bağlanmasını sağlıyor.
Aynı ekipmanlar yapay zekâ yatırımlarının merkezinde bulunan veri merkezlerinde de kullanılıyor. Veri merkezlerinin artan enerji ihtiyacı, inverterleri hem elektrik altyapısı hem de yapay zekâ tedarik zinciri açısından stratejik bir ürüne dönüştürüyor.
ABD makamları, uzaktan bağlantı özelliğine sahip inverterlerin kapatılabileceği, veri toplayabileceği veya siber saldırılarda kullanılabileceği görüşünde. Çinli üreticilerin küresel inverter tedarikindeki yüksek payı, kararın etkisini Çin merkezli şirketlerde yoğunlaştıracak.
Düzenleme, üreticinin uyruğundan bağımsız olarak yabancı ülkelerde üretilen yeni inverter modellerini kapsıyor. Şirketlerin ABD pazarına girebilmesi için savunma veya iç güvenlik makamlarından koşullu onay alması gerekecek.
Üretim yarışı ABD’ye taşınıyor

Robot ve inverter kararları, Washington’un kritik teknoloji üretimini ABD’ye taşıma politikasının yeni adımı olarak görülüyor. Yeni cihazlarını ABD’de satmak isteyen şirketler, üretim yerini değiştirme veya kapsamlı güvenlik incelemelerinden geçme seçenekleriyle karşı karşıya kalacak.
Düzenleme ABD merkezli robot şirketlerine iç pazarda daha geniş bir rekabet alanı açabilir. Buna karşılık Çinli modellerin fiyat avantajının ortadan kalkması, araştırma kurumları ve robot kullanan şirketler açısından ekipman maliyetlerini artırabilir.
İnverter tarafında da tedarikçi değişimi, enerji ve veri merkezi projelerinde ek maliyet ve teslimat gecikmesi riski yaratabilir. Kararın maliyetlere ve yatırım takvimlerine ne ölçüde yansıyacağı ise koşullu onayların hangi şirketlere verileceğine bağlı olacak.
Robot yarışının bundan sonraki kritik aşamasını, yabancı üreticilerin yapacağı güvenlik başvuruları oluşturacak. ABD’nin istisnaları sınırlı tutması hâlinde karar, Çinli robot şirketlerinin en büyük teknoloji pazarlarından birindeki büyümesini belirgin biçimde yavaşlatabilir.